TARIM ŞURALARINDA ÜRETİCİ ÖRGÜTLENMESİ

643
0
Paylaş:

Dr. Erhan EKMEN

Ziraat Yüksek Mühendisi

Geçtiğimiz günlerde sizlerin 25 yıllık geleceğinin planlanacağı III. Tarım Orman Şurası yapıldı. Üreticilerin geçimini doğrudan ilgilendiren birçok konuda kararlar alındı. Bunlar içinde çiftçi açısından en önemli olanı hiç şüphesiz üretici örgütlenmesi oldu. Çünkü ister üretim, ister maliyet ve girdiler olsun ya da yönetim, mevzuat ya da desteklemeler ile ilgili sorunlara ele alınsın üretilen bütün çözümlerin başlangıcı ve çözüm ortağı mutlaka üretici örgütleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle Şurada üretici örgütleri ile ilgili alınacak kararlar sorunlarınız çözümünü mümkün hale getirecek, işleri kolaylaştıracaktır.

Sizlerle bu yazımızda önce bugüne kadar ülkemizde yapılan bu tip büyük çalışmalara değineceğim. Tarım Şuralarında örgütlenme ve kooperatifler ile ilgili alınan kararların hangilerinin gerçekleştiğini ve hala gerçekleşmeyi bekleyenleri hatırlatacağım. İleriye dönük beklentileri ve AB’ye uyum konusunda verilen hükümleri sizlerle tartışacağım. Umarım bu değerlendirmeler, sizlerin değerli fikirlerine katkılarda bulunabilir.

Ülkemizde Cumhuriyetin ilanından sonra yeni devletin kuruluşunda tarıma özel bir önem verilmiş, Büyük Önder bizzat tarım ve kooperatifçilik konusunda örnek çalışmalarda bulunmuştur. Bunlardan ilki, 1931 yılında yapılan I. Ziraat Kongresidir. Daha sonra 1937 yılında Köy Kalkınma Kongresi düzenlenmiştir. Bu Kongrelerde bütün tarafların geniş katılımıyla tarımın genel kapsamda bütün sorunlarının ele alınmış, çözüm önerilerinin üretilmiş ve politikalar belirlenmiştir. Ülke ekonomisinde tarım en önemli sektör olmasına ve nüfusun büyük bir kısmı kırsal alanda yaşamasına rağmen Atatürk’ün vefatından sonra, bu tip büyük bir çalışma uzun süre yapılmamıştır. Yaklaşık 45 yıl sonra ilk çalışma Atatürk’ün doğumunun 100. yılı nedeniyle yapılan etkinliklerden biri olarak yapılan Türkiye II. Tarım Kongresidir. Bu Kongre’de 1970’li yıllarda Dünyada yaşanan ekonomik gelişmeler karşısında tarımdaki değişimler karşısında hangi yeni politikalara ihtiyaç duyulduğu görülmüştür.

Yine uzun bir aradan sonra 1990’li yıllara gelindiğinde, Dünyadaki liberalleşme rüzgarlarıyla piyasalarındaki değişen koşullara karşı yeni arayışlar iyice önem kazanmıştır. Bu şartlar altında özellikle artan nüfusun gereksinimlerinin ülke kaynakları ile karşılanması ve ekolojik açıdan çevreye saygılı sürdürülebilir bir tarımın yapılması hedeflerine nasıl ulaşılabileceğine yönelik sektördeki bütün tarafların katılımıyla büyük bir çalışmaya gerek duyulmuştur. Değişen koşullara uygun yeni politika, program ve projelerin geliştirilmesine imkan sağlamak için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından 25-27 Kasım 1997 tarihleri arasında I. Tarım Şurası’nı düzenlemiştir.

Tarım Şuralarının ülkemizde 5 yılda bir tekrarlanması kararı bulunmaktadır. Bu kararın ardından 7 yıl sonra, II. Tarım Şurası, 29 Kasım – 01 Aralık 2004 tarihleri arasında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu ikinci Şurada, yeni bir yüzyılın başında tarımın mevcut durumu ele alınmış, gelişmeyi etkileyen temel sorunlar tespit edilerek çözüm yolları tartışılmıştır. Bu kapsamda AB ile uyum sürecinde sektörün gelişmesi ve rekabet gücünün arttırılmasına yönelik strateji, politika ve uygulamalar üzerinde durulmuştur.

İlk Şuranın üzerinden 22 yıl, ikincisinin de 15 yıl geçtikten sonra bir değerlendirme yapılırsa; alınan kararların doğru tespitler olduğu, bazılarının hala güncelliği koruduğu, bazı sorunların çıkartılan mevzuata rağmen hala çözülemediği, bir de bunların üzerine değişen gündemle yenilerinin eklendiği görülmektedir. Örneğin AB ve DTÖ ile ilgili kararların bugün için ne kadar isabetli olduğu, hiçbir zaman tam üye olmasak bile buradaki ülke taahhütlerin ülkemiz tarımına büyük faydalar sağladığı zamanla anlaşılmıştır. Finansman, eğitim ve özellikle denetleme ile ilgili daha somut çözümlere bugün halen ihtiyaç duyulmaktadır. Buna karşın mevzuat ile sağlanması beklenen faydaların mevzuatlar çıkartılmasına ve yeni yapılar oluşturulmasına rağmen umulan gelişmeleri sağlamadığı, kooperatiflerin ise giderek öneminin arttığı görülmektedir. Örgütlenme alanında geçmiş yıllarda yapılan AB uyum ve rekabet gücünü geliştirmeye yönelik projeler ile elde edilen önemli deneyimler ve bilgiler bulunmaktadır. Sektörde başarılı kooperatif sayısı her geçen gün artmaktadır. Artık tarımın her alanında birçok sorunun çözümünde örgütlerin ne kadar önemli görevler üstlenebileceği konusunda ciddi bir farkındalık oluşmuştur.

Bu yıl yapılan III. Şura bu sefer orman konularını da içine alarak toplam 21 çalışma konusundan oluşmuştur. Bunlardan biri yine “tarımda üretici örgütlenmesi” adı altında örgütlenme ile ilgilidir. Bu sefer tarımda örgütlenme kamu ve sivil kuruluşlar olarak ele alınmış, üretici örgütlenmesi ise sivil kuruluşlar içinden alınarak ayrı bir başlık olarak ekonomik-sosyal ve mesleki örgütler olarak gruplandırılmıştır. Bu arada dernekler, vakıflar, meslek odalar, sendikalar, alt birlikler, konseyler, sanayi kuruluşların teşkilatları Tarıma Hizmet Sunan Mesleki Amaçlı Sivil Toplum Kuruluşları başlığı altında gruplandırılmıştır. Konular ise, mevzuat, yönetim, denetim, finansman ve sermaye, yapılanma ve işbirliği, pazarlama ve katma değer oluşturma, eğitim ve araştırma, farkındalık ve imaj şeklinde çok daha fazla alt başlık altında yer almaktadır. Komisyonun Şura öncesi hazırladığı Çalışma Belgesinde yer alan Strateji kısmında verilen ana hedefler 6 başlık altında toplanmıştır. Bunlar; Üretici Örgütleri, Bilimsel Standart yapılara göre gruplandırılmalı, gerekli dönüşüm yapılmalıdır. Kooperatif tabanlı bir Tarım Bankası bütün üretici örgütlerinin katılımıyla kurulmalıdır. Denetim ile ilgili güvenilir, profesyonel, bağımsız denetim hizmetini verebilecek bir yapı oluşturulmalıdır. Üretici Örgütlerinde yöneticilere, üye/ortaklara ve teknik personele düzenli eğitimler verebilecek, “Proje Ofisleri” ile proje hazırlama, başvuruda bulunma ve uygulama gibi konularında yol gösterici olacak, AR-GE hizmeti verebilecek birimler oluşturulmalıdır. Kadın ve genç çiftçilerin örgütlenmesini teşvik etmek için kadın ve gençlerin ortak/üye olduğu üretici örgütlerine belirli kotalara ulaştıklarında özel destekler verilmelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde Teşkilatlanma ile ilgili Genel Müdürlük kurulmalıdır. Bu altyapı oluşturulduktan sonra desteklemelerin, sözleşmeli üretim yapabilen, üretim ve pazarlama planı oluşturabilen ve kayıt tutabilen üretici örgütleri tarafından verilmesine yönelik bir model geliştirilmelidir. Bu model temel alınarak Uzun Vadeli Kredilerin verildiği Yatırım Projelerine tekrar geri dönülmelidir. Geçmişte uygulanan ve başarılı örnekleri olan Ortaklar Mülkiyetinde Kooperatif Projelerine benzer projelerin günümüz şartlarına uygun olarak tekrar geliştirilerek bütün Üretici Örgütlerini kapsayacak şekilde cazip şartlar ile sunulmalıdır. Son olarak, Çalışma Belgesinde üretici örgütü, “çok fonksiyonlu çakı”ya benzetilmekte ve uzman bir kişinin elinde hayat kurtaran bir alet, işe yaramıyorsa; sebebinin kullanan kişi olduğu belirtilmektedir.

III. Şura’nın 60 maddelik Sonuç Raporunda Üretici örgütlenmesine sadece bir maddede değinilmiştir. Raporun 48. maddesinde “Üretici Örgütlerinin girdi temini, üretim ve pazarlama aşamalarında etkinliklerinin arttırılması için yönlendirilmesi” şeklinde bir ifade yer almaktadır. Bütün konulardaki sorunların çözümü için anahtar rol oynayacak üretici örgütleri gibi önemli bir başlık ile ilgili bu ifadenin içinin doldurulması gerekmektedir. Aslında elimizde Şura Çalışma Belgesi bulunmaktadır. Bu kısa ifadenin altının nasıl doldurulacağına ilişkin olarak bu belge hepimize yol gösterici olacaktır. III. Tarım Orman Şurasının mevcut potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirmemize fırsat verecek imkanları oluşturmasını ve Türk Tarımında hayırlara vesile olmasını diliyorum.

TARIM ŞURALARINDA ÜRETICI ÖRGÜTLENMESI İLE İLGİLİ KARŞILAŞTIRMA TABLOSU

I. ŞURA 25-27 Kasım 1997 II. ŞURA 29 Kasım – 01 Aralık 2004 III. ŞURA 21 Kasım 2019
10 temel konu belirlenmiştir. Tarımda Örgütlenme Komisyonu 11 temel konu belirlenmiştir. Tarımsal Örgütler ve Örgütlenme Komisyonu   21 temel konu belirlenmiştir Tarımda Üretici Örgütlenmesi Komisyonu.  
Üretici örgütlenmesi 3 yapı altında ele alınmıştır: 1. Kooperatifler (Tarım Kredi ve Tarım Satış Kooperatifleri), 2. Üretici birlikleri (Sulama, Köylere Hizmet Götürme, Islah, Zirai Mücadele Birlikleri) 3. Ziraat Odaları Ayrıca Tarıma Hizmet Götüren Kuruluşlar adı ile bir bölüm daha oluşturulmuş ve Bakanlığın yapılanması konusu ele alınmıştır Üretici örgütleri ekonomik ve mesleki amaçlı olmalarına göre 2 ayrı gruba ayrılmıştır: 1. Birinci grup, Ekonomik örgütlerin içine sosyal amaçlı örgütlerde dahil edilerek kooperatifler, birlikler ile beraber gruplandırılmıştır. Burada üretici birlikleri ile ilgili çeşitli eleştiriler yapılmıştır. 2. İkinci Grup ise mesleki örgütler adı ile Ziraat Odaları ile ilgili açıklamalardan oluşmaktadır. Çiftçiler tarafından kurulan Üreticiler Örgütlenmesi ile ilgili sınıflandırmaya teknik hizmetler sınıfının Meslek Odaları da dahil edilmiştir. Ayrıca Dernekler ve vakıflar da sosyal amaçlı örgütler olmalarına rağmen sanki üçüncü bir grupmuş gibi ele alınmışlardır. Sanayi ve ticaret ile ilgili örgütlerin tarım ile ilişkileri göz önüne alınarak TOBB, TÜSİAD gibi kuruluşlarında üretici örgütü gibi ele alındığı görülmektedir. Hatta bu yapılanmaya kamu, üniversiteler, dış ticaret kurumlarının da dahil edilmiştir. Sektördeki bütün taraflar ele alınmaya çalışırken hepsinin de çiftçi örgütleri olarak sınıflama sokulması biraz karışıklığa sebep olmuştur.   Örgütlenme sektör boyutunda ele alınıp, üretici örgütlerine doğru özelleştirilmiştir: Tarımda örgütlenme kamu ve sivil kuruluşlar olarak ele alınmış, üretici örgütlenmesi ise sivil kuruluşlar içinden alınarak ayrı bir başlık olarak ekonomik-sosyal ve mesleki örgütler olarak gruplandırılmıştır. Bu arada dernekler, vakıflar, meslek odalar, sendikalar, alt birlikler, konseyler, sanayi kuruluşların teşkilatları Tarıma Hizmet Sunan Mesleki Amaçlı Sivil Toplum Kuruluşları başlığı altında gruplandırılmıştır. Böylece sektördeki bütün örgütlerin yeri geçen Şuralardaki sınıflandırmalara göre belirgin hale gelmiştir. 1- Tarıma Hizmet Sunan Kamu Kuruluşları 2- Tarıma Hizmet Sunan Mesleki Amaçlı Sivil Toplum Kuruluşları 2.1. Teknik hizmetlerde mesleki ve sosyal amaçlı kuruluşlar  2.2. Tarımsal sanayi mesleki kuruluşları  2.3. Gönüllü kuruluşlar 3- Üretici Örgütleri 3.1. Mesleki amaçlılar 3.2. Ekonomik/Sosyal amaçlılar  
Konuların ele alındığı alt başlıklar : 1. Finansman 2. Eğitim 3. Denetim Konuların ele alındığı alt başlıklar : Tarım ve gıda olarak daha geniş kapsamda ele alınmıştır. DTÖ, AB öncelikli olarak belirleyici olurken Yerel yönetimler, gıda denetimleri, kamu ve tarım reformu gibi konularda çalışmaya eklenmiştir. 1. Finans 2. Eğitim, 3.Denetim 4. Vergi, 5. Destekleme   Konuların ele alındığı alt başlıklar : Çok daha fazla alt başlık oluşturulmuştur. .1. Mevzuat, 2. Yönetim, 3. Denetim, 4. Finansman ve sermaye, 5. Yapılanma ve işbirliği, 6. Pazarlama ve katma değer oluşturma, 7. Eğitim ve araştırma, 8. Farkındalık ve imaj
Komisyonun SONUÇ Raporunda: 1. Ülkemizdeki örgütlenmenin Avrupa Topluluğu Ortak Tarım Politikasına benzer şekilde ve Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşmaları ile uyumlu yapılması gerektiği kararı alınmıştır. 2. Sivil ve resmi örgütlenme kapsamında koordinasyonun Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bünyesinde toplanması, 3. Türkiye Tarım Konseyinin oluşturulması,  4. Finans, denetim ve eğitim konularına ağırlık verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 5. Tarım sektörünün birçok sorununun gelişmiş ülkelerdeki gibi çiftçilerin öz yönetiminde bulunduğu üretici örgütleri tarafından çözülebileceği, başarılı örgütlerin ülke kaynaklarını daha rasyonel kullanabileceği, devletin yükünü hafifletebileceği ve ülke ekonomisine katkı sağlayabileceği vurgulanmıştır. Komisyon SONUÇ Raporunda: 1. AB uyum süreci önemli bir ölçüt olmuştur. Üretici örgütlenmesi ile ilgili özellikle AB’ye ayrı bir yer verilmiş ve kooperatiflerin AB’de ne kadar önemli oldukları detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Bu arada AB’deki Ortak Tarım ve Balık Politikaları mevzuatında belirtilen tanınma kriterlerine göre kurulan Üretici Örgütü kavramına Üretici Birliği adı verildiği görülmektedir. Raporun sonuç kısmında, öncelikle AB’ye uyum sürecinde ve Dünya piyasaları ile rekabet edebilecek güçte olmak için güçlü bir örgüt yapısına ihtiyaç duyulduğu belirtilmektedir. 2. Bağımsız finans kaynakları oluşturulmadıkça etkili bir örgüt yapısı oluşturulamayacağı ısrarla vurgulanmıştır. 3. Kamu yapılanması sorunu yine örgütlenme başlığı altında yer verilmiş ve sektördeki paydaşlar arasındaki iletişim sorununun olduğu belirtilmiştir      Bu kapsamda sorumlu bakanlık, kanun ve örgüt sayısındaki fazlalığın sorunlara neden olduğuna dikkat çekilmektedir. Sorunların çözümü için, dağınık olduğu düşünülen yapıyı çatılar altında toplayan mevzuat çıkartılması, Tarım Gıda Paydaşları Ağı adlı bir yapı oluşturulması önerilmektedir. . Komisyon (Çalışma Belgesi) SONUÇ Raporunda: 1. Üretici Örgütleri, Bilimsel Standart yapılara göre gruplandırılmalı, gerekli dönüşüm yapılmalıdır.  2. Kooperatif tabanlı bir Tarım Bankası bütün üretici örgütlerinin katılımıyla kurulmalıdır. 3. Denetim ile ilgili güvenilir, profesyonel, bağımsız denetim hizmetini verebilecek bir yapı oluşturulmalıdır. 4. Üretici Örgütlerinde yöneticilere, üye/ortaklara ve teknik personele düzenli eğitimler verebilecek, “Proje Ofisleri” ile proje hazırlama, başvuruda bulunma ve uygulama gibi konularında yol gösterici olacak, AR-GE hizmeti verebilecek birimler oluşturulmalıdır. 5. Kadın ve genç çiftçilerin örgütlenmesini teşvik etmek için kadın ve gençlerin ortak/üye olduğu üretici örgütlerine belirli kotalara ulaştıklarında özel destekler verilmelidir. 6. Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde Teşkilatlanma ile ilgili Genel Müdürlük kurulmalıdır. 7. Desteklemelerin, sözleşmeli üretim yapabilen, üretim ve pazarlama planı oluşturabilen ve kayıt tutabilen üretici örgütleri tarafından verilmesi MODELİ geliştirilmelidir. 8. Uzun Vadeli Kredilerin verildiği Yatırım Projelerine tekrar geri dönülmelidir. Geçmişte uygulanan ve başarılı örnekleri olan Ortaklar Mülkiyetinde Kooperatif Projelerine benzer projelerin günümüz şartlarına uygun olarak tekrar geliştirilerek bütün Üretici Örgütlerini kapsayacak şekilde cazip şartlar ile sunulmalıdır. 
I. Şura’nın 26 maddelik Sonuç Raporunda: 1. Kooperatifler arasında entegrasyon sağlanması amacıyla dört farklı kanuna göre çalışan tarımsal amaçlı kooperatiflerin tek bir çatı kanun altında toplanması ve demokratik kooperatifçilik ilkelerinin uygulanması kararı 2. Üretimden pazarlamaya kadar görev yüklenebilecek üretici örgütlerinin yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla ürün bazında üretici birlikleri kurulması ve bunun için Üretici Birlikleri Kanunu çıkartılması kararı II. Şura’nın 36 maddelik Sonuç Raporunda: 1. Üretici örgütlenmesinin dağınık yapısının önlenmesi amacıyla kooperatiflerin bir ulusal birlik altında toplanması ile ilgili bir madde bulunmaktadır.      Aslında diğer maddelerin içinde birkaç yerde ilgili tedbirin gerçekleştirilmesinde yine örgütlere değinildiği görülmektedir. III. Şura’nın 60 maddelik Sonuç Raporunda: 1. Üretici Örgütlerinin girdi temini, üretim ve pazarlama aşamalarında etkinliklerinin arttırılması için yönlendirilmesi,
Paylaş:

Yorum Bırak